Ezberlerin bozulduğu eski ticaret kurallarının geçerliliğini kaybettiği bir geçiş döneminin insanlarıyız. Hayatımıza giren “Girişimcilik” kelimesiyle birlikte olmaz dediğimiz birçok oluşumun başarılı olduğunu yeri geliyor hayretler içinde izliyoruz. Çok değil bundan 5 sene önce biri gelip, “Fotoğraflarını yüklediğin bir platformdan çalışmana gerek olmadan para kazanacaksın” dese kimse inanmazdı. Bugün insanlar tüm ticaret hayatını satışa endeksli olmayan platform Instagram’dan yönetebiliyor. Küçük bir reklamla artık onlarca kişi: Fenomen! Ve isimleri birer marka.

Oyunun Kuralları Artık Belirsiz!

Instagram örneğinden devam edersek bir fenomenin birkaç video ile başlayan serüveni çok çalışmanın ve emeğin karşılığı ile bugün birçok kişinin kullandığı kozmetik markasına dönüştü. Instagram Fenomeni, dünyaca ünlü yıldızlar Beyonce, Rihanna gibi ismi ile özdeşleştirdiği ürünlerini piyasaya sürerek yeni ve sürdürebilir bir marka yarattı. Özetle, elden ele dolaşan video uzun uzadıya bir marka yolculuğunun başlangıç noktası oldu ve çok kısa bir sürede marka tanınır ve tercih edilir hale geldi.

Peki bu hızlı yükselişler beraberinde markaları hangi risklerle karşılaştırıyor?

Riskler söz konusu olduğunda ticaretin kuraları tekrar devreye giriyor

Pazarlama stratejilerinizi istediğiniz yönde düzenleyebilir, markanıza düzenin tam aksine bir kurgu oluşturup ilerletebilirsiniz. Binlerce kişi sizi bir anda tanıyabilir, sevebilir, rol model alabilir, TAKLİT EDEBİLİR.

Son söylediğimin kulağa hoş gelmediğini biliyorum. Ancak tescil koruması olmadan bu serüvende, tanınmışlığınız arttığı andan itibaren taklit edilmemeniz olağandışı!

Haydi birlikte bir serüvene çıkalım: Bir yola çıkmaya karar verdiniz ve temin ettiğiniz tekstil ürünlerini kendi Instagram butiğiniz de satmaya başladınız. Küçük ücretlerle yaptığınız tanıtımlar işe yaradı ve bir anda milyonlara ulaştınız. Artık markanız hedef kitleniz tarafından tercih edilen, en önemlisi reklamı kulaktan kulağa dolaşan bir hal aldı. Sizin bile hayalinizde tahmin edemediğiniz bir ün yakaladınız. Tabii ki ellerinizle büyüttüğünüz bu marka için riskleri araştırıp hemen taklit edilmemek için marka tesciline başvurmak istediniz. Veeee markanız daha araştırılırken sizinle aynı isimde Türkiye’nin diğer ucunda bir tekstil butiği ile aynı markaya sahip olduğunuz ortaya çıktı. Emek, çaba ve kaynağınızın neredeyse tamamını aktardığınız markanız bir anda “Taklit Marka” konumuna geldi. Karşılaştığınız bu durum karşısında artık sizin için her şey sil baştan başlıyor.

Bu duruma düşmeden “Ticari Girişimlerde” marka tescilinin önceliğinin ne kadar önemli olduğunu düşünerek yola çıkarak öngörebildiğiniz tüm riskleri ortadan kaldırabilirsiniz.

Unutmayın! Emeğin çoğunu markanıza veriyorsunuz…