Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD), başarılı fakat imkanları kısıtlı kız öğrencilere ulaşmak ve hayata atılmalarını sağlamak için “Dostluk Köprüsü” kurdu… Burs verdiği öğrenci sayısını 1000’e ulaştıran dernek, Türkiye’nin dört bir yanındaki kız öğrenciler için umut ışığı olmaya devam ediyor. Bursiyerlerlerine mezun olup bir işe yerleşene kadar rehberlik yapmaya devam ettiklerini söyleyen TÜKD Federasyon Başkan Yardımcısı Başak Ovacık, büyük bir gururla mezunları arasında derneğe üye olan kızlar bulunduğunu söylüyor. Şimdi onların yeni öğrencilere mentorluk yaptığını söyleyen Ovacık’la TÜKD’nin kız öğrencilere verdiği desteği, Dostluk Köprüsü adıyla başlatılan projeyle üniversiteli kadınlardan kız öğrencilere sağlanan imkânları konuştuk…

TÜKD ilk kadın sivil toplum kuruluşlarından biri diyebilir miyiz?

Kesinlikle… Derneğimiz 1949 yılında ilk ve önder üniversite mezunu kadınlar tarafından kuruldu. Kurucu üyelerimiz arasında kimler yok ki… İlk Türk kadın avukatımız Süreyya Ağaoğlu, ilk kadın botanikçimiz Sara Akdik, ilk kadın profesörümüz Şevket Fazıla Giz, ilk kadın hukuk profesörümüz Türkan Rado, ilk kadın doğum doktorumuz Pakize Tarzi…

Sizden derneğin kuruluş süreci ile ilgili bilgi alabilir miyiz?
Prof. Sara Akdik Londra’ya yaptığı bir iş seyahatinde tesadüfen Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Derneği (International Federation of UniversityWomen-IFUW) üyeleriyle karşılaşıyor. İstanbul’a döndüğünde arkadaşlarına bu dernekten bahsediyor. Derneği Prof. Akdik’in öncülük ettiği bir ekip kuruyor. TÜKD’nin amacı üniversite okuma imkânına sahip olan kişilerin, üniversiteyi kazandığı halde maddi imkânsızlıklardan dolayı okuyamayacak kızlara destek vermek. O dönemde üniversiteler bu kadar yaygın değil. Kız öğrencilerin kabul edilmeye başlandığı yıllarda dernek faaliyetine başlıyor ve bugünlere geliyor.

Kaç üyeniz var?
1017 üyeye sahibiz. Burs verdiğimiz kız öğrenci sayımız 1000’i buldu. Sayılarımız her geçen gün artıyor. Türkiye’ye yayılmış bir yapımız var.

Kaç şubeniz var şu anda? Neden şubeleşme yoluyla ilerleme sağlanmış?

15 ilde, 24 şube ile faaliyet gösteriyoruz. Amacımız öğrencinin yaşam alanında yer alarak ona mentorluk desteği sağlamak. Biz bir yardım derneği değiliz. Sadece aylık bir miktar maddi destek vererek kenara çekilmiyoruz. 2008 yılında başlattığımız “Dostluk Köprüsü” projesi ile eğitim ve sosyal yaşantılarına kadar her alanda destek verecek bir uygulamaya geçtik.

Nasıl bir destek veriyorsunuz bursiyerlere?
Kızların okurken yaşadığı zorluklardan, eğitim hayatına ne yönde şekil vereceğine, şehir hayatında adaptasyon sıkıntılarına kadar her aşamada yanlarında oluyoruz. İstanbul’da okuyan bir öğrenciyle ona mentor olacak bir üyenin buluşabilmesi, iletişim kurabilmesi için aynı şehirde olmaları önemli. Yılda birkaç kez değil, dernekle sürekliliği olan bir ilişkisi olmasını istiyoruz. Bu nedenle şubelerimizin merkez binaları adeta bir okul işlevi görüyor. İstanbul şubesinden bir örnek vereyim mesela. Yabancı dil kurslarımız var. Gönüllü üye öğretmenlerimiz burada İngilizce ve Almanca dil dersleri veriyor. İngilizce üç seviye halinde oldukça iyi bir şekilde ilerliyor. Ayrıca üyelerimizin onlara özel hazırladığı mesleki konferanslarımız oluyor. Bütün bunların yanı sıra derneği aile evi gibi görüyor öğrencilerimiz. Ders çalışmak için de geliyorlar. Ayda bir kahvaltı düzenliyor, hep birlikte oturup onları ve ihtiyaçlarını dinliyor, proje geliştiriyoruz.

Ne gibi etkinlikler düzenliyorsunuz?

İhtiyaçlar her kente göre değişkenlik gösterebiliyor. Özellikle İstanbul gibi bir metropolde yaşamanın gereklerini öğretici etkinlikler yapıyoruz. Örneğin aktif iletişim sağlanabilecek sayıda gruplar yaparak sergileri geziyor, üzerinde konuşuyoruz. Ya da değişik kültürlere ait mutfağı olan restoranlara yemeğe gidiyoruz birlikte. Kendi bütçeleriyle yapamayacakları etkinlikleri birlikte gerçekleştiriyoruz. Bir anlamda yaşam rehberliği yapıyoruz.

Dernek olarak yeni projeleriniz var mı, hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği bugün, kadının siyasette daha fazla temsil edildiğini görmek istiyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini önemsiyoruz. Projelerimizi de bu hedeflere yönelik şekillendiriyoruz. Bu kapsamda Genel Başkanımız Prof. Dr. Gaye Erbatur’un 2016 yılında başlattığı “Aktif Kadın Yurttaş Eğitimleri”miz devam ediyor. Amaç yerel yönetimlerle işbirliği yaparak kadınların güçlendirilmesi ve toplum yaşamına tam katılım sağlanması. Bu eğitimlerde iletişim, kadın hakları, kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet, kadın sağlığı, eğitim öğretim hakkı, çalışma hayatındaki haklar, medeni kanun ve ceza kanunu vb. konular üzerinde duruluyor.

En büyük hedefimiz ise bursiyerlerimizin derneğe üye olması. Mezun ettiğimiz öğrencilerimizden dernek üyesi olmaya başlayanlar var. Bizim için gurur verici bir tablo bu. Onların burada kendi geçtikleri yollardan geçecek öğrencilere yol gösterici olacak şekilde rol model haline gelmelerini istiyoruz.