Nesfit, meme kanserinde binlerce kadının hayatına dokundu

Dünyanın lider beslenme, sağlık ve iyi yaşam şirketi Nestle, Nesfit ile dünyada 9, Türkiye’de ise 4 yıldır “Pembe Kurdele Hareketi” kapsamında yürüttüğü meme kanserine karşı farkındalık çalışmalarını yeni bir boyuta taşıyor.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle Memeder ile işbirliği yapan Nesfit, ülkemizde 20 yılda 2 kattan fazla artış gösteren meme kanseri ile mücadele için kadınlarda erken teşhisi teşvik edecek bir davranış değişikliği yaratmayı hedefliyor. Bu amaçla oluşturulan “Nesfit ile Kontrol Sende” etkinliği, kadınlara her ay kendi kendine muayenelerini yapmaları için hatırlatmada bulunuyor.

“Kontrol Sende” kampanyası ile satın alınan her pembe kurdeleye destek paketi, kuruma yapılacak bağışa katkı sağladı. Kampanyadan elde edilen gelir ile meme kanseri ile mücadelelerinde şimdiye kadar binlerce kadına destek olundu.

 

“Durmamak, devam edebilmek, kontrolü ele alabilmek için Nesfit”

Meme kanserinden korunmanın başlıca yolu elbette sağlıklı beslenmekten geçiyor. Beslenmeyi iyi yaşamın tamamlayıcısı olarak konumlayan Nesfit Kahvaltılık Gevrekler İş Birimi Genel Müdürü Hüseyin Necdet Kalkan ile hem kampanyayı hem de kilo kontrolünü konuştuk.

Nestlé Konu sağlık ve kahvaltılık gevrekler olunca “Beden sağlığı”, “Bütünsel sağlık” için sizden daha doğru bir marka olamaz diye düşünüyorum. Yanılıyor muyum?
Nesfit’i bütünsel anlamda sağlığın tamamlayıcısı olarak konumlandırıyoruz. Bizim için kadınların beden, ruh ve duygu durumlarının iyiliği önem taşıyor. Kadınların kahvaltıyı atlamadan güne başlamaları için lezzetli ve besleyici seçenekler sunuyoruz. “Durma Devam Et” diyerek tüketicilerimizle buluşturduğumuz Nesfit’in besleyiciliğini vurgulamak bizim için önemli. Nesfit lif kaynağı olmakla beraber besleyici bir tam tahıl olan yulafın yanı sıra, B vitamini, demir, magnezyum ve fosfor gibi vitamin ve mineralleri de içeriyor. Hepimizin yaşamında bazı tutku ve hedefler bulunuyor. Bu tutku ve hedeflere varabilmek için her güne iyi başlamamız gerekiyor. Zinde ve dengeli bir günün kapısını aralayan yeni içeriğimizle, hedeflerine durmaksızın koşan tüketicilerimize “Durma Devam Et” diyor, besleyici bir başlangıç sunan Nesfit’i hayatlarından eksik etmemelerini diliyoruz.

Yıllardır doğru içerik, koruyucu içermeyen taze gevrekler ile Türk kadınlarına ulaşmaya çalışıyorsunuz. Çünkü sağlığın birincil olanlarından biri kilo kontrolü ve kanser… İçeriklerinizde esas olarak nelere önem verdiğinizi anlatır mısınız?
Kadınların hayatla ilgili, küçük ya da büyük, amaçlarına başarıyla ilerlemelerinde her bir günün ve o güne nasıl bir motivasyonla başladıklarının önemli olduğunu düşünüyoruz. Amaca giden her bir günün başlangıcında da besleyici, lezzetli ve pratik Nesfit ürünümüzle onların yanında olarak, “Durma devam et!” diyoruz. Nesfit de içeriğindeki tam buğday, vitamin ve mineraller ile bu konuda önemli bir destek sağlıyor. Yaptığımız son çalışmalarla Nesfit ürünlerine tam yulaf ekledik. Bu içerik geliştirme çalışmasıyla daha besleyici bir ürünü kadınlara sunmayı amaçladık.

Kadınları zengin ama kalorisiz içeriklerle tanıştırmanın ardında nasıl bir Ar-Ge çalışması var?
Nestlé olarak gıda sektöründeki en büyük Ar-Ge ağına sahibiz ve bünyemizdeki 5.000 bilim insanı ile ürünlerimizin daha lezzetli ve daha besleyici olmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ürünlerimizi, tüketicilerimizin lezzet beklentilerini karşılaması için yeniliyoruz ve inovasyonlar gerçekleştiriyoruz. Bu doğrultuda ürün içeriklerimizi de sürekli gözden geçiriyor ve geliştirmeye devam ediyoruz. Beklentiler ve ihtiyaçlar doğrultusunda, Ar-Ge ekiplerimizin en doğru lezzet ve besleyici formülü oluşturması ile tüketicilerimizin beğenecekleri ürünler geliştiriyoruz.

Memeder ile yaptığınız geniş kapsamlı sosyal sorumluluk çalışmasının sonuçları içinde sizin için en değerli veriler hangileri?
Aslında kadınlara günlük hayatlarında daha çok destek olma arzumuz her zaman var. Son 5 yıldır meme kanserine karşı mücadele için farkındalık ayı kapsamında iletişim çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda son üç yıldır da Memeder ile işbirliği içerisindeyiz. Hayata geçirdiğimiz “Kontrol Sende” kampanyası ile bu sene ve geçen sene üretilen pembe kurdeleli Nesfit paketleri ile Memeder’e destek vererek çok daha fazla kadının hayatına dokunma fırsatımız oldu.

 

“Bu mücadelede çok samimiyiz ve desteği sürdüreceğiz”

Memeder ile yaptıkları kampanyanın müthiş ses getirdiğini açıklayan Nestle Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Zeynep Sungu, “Kontrol sende” ile kadınlara erken tanı ve tedavi şansı sunmak istediklerini açıkladı.

Memeder ile uzun zamandır çalışıyorsunuz ve meme kanseri ile ilgili farkındalık yaratmak için bir hayli yol katettiniz. “Kontrol sende” çağrısı müthiş etkili oldu değil mi?
Gerçekten çok büyük bir etki yarattığını söyleyebiliriz. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Kontrol Sende kampanyasıyla kadınlara erken tanı ve tedavi şansı sunmak istiyoruz. Bu kapsamda, Memeder ile her yıl daha fazla kadına ulaşmak için yaptığımız işbirliğini bu yıl da sürdürüyoruz. Geçtiğimiz yıl Kontrol Sende kampanyası kapsamında ürettiğimiz pembe kurdeleye destek paketlerinin satışından Memeder’e yaptığımız bağış ile binlerce kadının hayatına dokunmuştuk. Bu yıl daha fazla kadına ulaşmayı amaçlıyoruz ve “Kontrol Sende” çağrımız oldukça yoğun ilgi görüyor.

Ürünlerinizin içeriğinden, fiziksel aktiviteye kadar her konuya aynı ciddiyetle yaklaştığınızı biliyoruz. Üstlendiğiniz misyon markaya neler kattı?
Bir süredir kadınların güzel beslenmelerine, güzel düşünmelerine ve güzel hareket etmelerine odaklı çalışmalar yapıyorduk. Bizim için bir kadın farklı yönlerden kendini beslemeli. Nesfit markası olarak kadınların hayattaki tutkularını destekliyor ve onlara amaçları doğrultusunda yollarına devam etmeleri için itici güç olmak istiyoruz. Nesfit olarak biliyoruz ki kadınlar hayatın her alanına değer katıyor ve kadınların hayatta hedefleri ve arzuları bulunuyor. Nesfit kadını, koyduğu hedeflere ulaşmak için sürekli bir inanç, bağlılık ve çaba sarf eder, biz de ona hedefe giden yolda her sabah besleyici başlangıçlarla destek veririz. Hedeflerinin peşinden yılmadan koşarak istediği noktaya varan Nesfit kadınına, zinde ve dengeli bir günün kapısını aralayan yulaflı içeriğimizle de, “Durma Devam Et” diyoruz.

Nesfit markasının özüne, misyonuna, duruşuna uygun konularla, toplumun değerlerine paralel ve geniş kesimlerinin fayda sağlayacağı konuların kesiştiği alanlarda anlamlı projeler yapmaya gayret ediyoruz. Samimi ve gerçek olmak bizim için büyük önem taşıyor.

Sizin ilerleyen süreçte kadınların bütünsel sağlığına, meme kanserine dair nasıl farkındalık pencereleri açmayı, bu dev desteği kaç kadına da daha ulaştırmayı planlıyorsunuz?
Geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz proje ile 10 bin kadına erken tanı ve tedavi imkanı sunmuştuk. Kadınların kendilerini kontrol etmelerinin önemini vurguladığımız #KontrolSende hareketini bu yıl sosyal medyaya taşıdık. Sosyal medya kampanyasıyla meme kanseri ile mücadele kapsamında kadınlarda erken teşhisi teşvik edecek bir davranış değişikliği yaratmayı hedefliyoruz. Bu amaçla başlattığımız #KontrolSende hareketi, kadınlara her ay kendi kendilerine muayenelerini yapmaları için hatırlatmada bulunuyor.

Kampanya ile Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar, fotoğraflarını #KontrolSende hashtag’iyle paylaşarak diğer kadınları kendilerini kontrol etmeye davet ediyor. Aynı zamanda “Kontrol Sende” kampanyasıyla birlikte satışa sunduğumuz pembe kurdeleye destek paketleriyle bu yıl da tüketiciler adına Memeder’e bağış yapıyoruz. Pembe kurdeleye destek paketlerinden elde edilecek gelirle Memeder’in meme sağlığını bilinçlendirme çalışmalarında, bu yıl da pek çok kadın; erken tanı ve tedavi şansı yakalayacak.

Nesfit’in sağlığa verdiği değer başka hangi alanlarda karşımıza çıkacak?
Nestlé’nin amacı “Yaşam kalitesini artırmak ve daha iyi bir geleceğe katkıda bulunmak”. Bu bir söylemden öte, iş anlayışımızın bir parçası. İçinde bulunduğumuz topluma, faaliyet alanımız doğrultusunda katkı sağlamak işimizin odağında yer alıyor. Bu kapsamda, topluma fayda sağlayacak projelerimizi bireyler ve aileler için beslenme ve fiziksel aktivite alanlarına odakladık, dolayısı ile Nesfit’in de bu etki alanı içerisinde yürüteceği çalışmaları görmeye devam edeceksiniz.

“Nesfit ile 10 bin kadına ulaştık”

Memeder Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen’le Memeder ve Nesfit’in yıllardır üzerinde çalıştığı uzun soluklu farkındalık kampanyası “Kontrol sende”yi konuştuk.

Vahit Bey siz Memeder ve Nesfit ile hem kitabınız, hem düzenli yaptığınız uyarılarla meme sağlığına dair her konuyu gündeme taşıyorsunuz. Sonuçlarını paylaşır mısınız?
Türkiye’de meme kanseri tanısı alan hastalar için hazırladığım ve 20.000 hastayı içeren Meme kanseri kayıt programında, ülkemizde meme kanseri tanısının ileri evrede konulduğunu, hastaların yarısının 50 yaşın altında yüzde 20’sinin 40 yaşın altında olduğunu belirledik. Bunun en önemli nedeni de kadınlarımızda meme kanseri ile ilgili bilgi ve farkındalık eksikliği olarak gözükmekteydi. Bunun sonucu olarak T.C.Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi ülkemizde meme kanseri tarama yaşını 50den 40’a indirmiştir. Yani bugün 40 yaşına gelen her kadın ücretsiz mamografik tarama programına katılabilecektir.

Bahçeşehir’de 2008 yılında başlattığımız Toplum Tabanlı Mamografik Tarama Projemiz bu yıl sonunda 10 yılını tamamlayacaktır. Bu süre içerisinde toplam 10.000 kadın her yıl tarama programına evlerinden davet edilmiş, ücretsiz muayene, mamografi ve ultrasonografi çekilmiştir. Bu taramada 125 kadına çok erken meme kanseri tanısı konulmuştur. Tarama programımız, ülkemizde evden davet edilen kadınlara düzenli tarama yapılabileceğini, taramaya 40 yaşında başlanması gerektiğini, tarama sonucu erken tanı ile hastaların ortalama 7 yıl daha uzun yaşadığı gösterilmiştir. Ayrıca mamografik tarama ile saptanan meme kanseri tedavisinin memede kitle bularak gelen hastalara göre 7 kat daha ucuz olduğu saptanmıştır.

Memeder ve Nesfit ile kadınlara ulaşırken en çok fark ettiğiniz çekinceli düşünceler hangileri oldu? “Korku”, “kendine yeterince bakmama”, “sağlığını düşünmek ama kendinden önce başkalarını düşünmek” sanırım size yabancı gelmeyecek Türk kadınlarını tanımlarken. Başka neler var?
Aslında toplumuzdaki meme kanseri hakkındaki doğru bilinen birçok yanlış var. Mesela;
“Memede kitle bulmak meme kanseri oldum demektir.”
“Meme kanseri sadece yaşlı kadınlarda görülür..”
“Ailemde meme kanseri yoksa bende de olmaz.”
“Deodorant/ Ter önleyici kullanmak meme kanserine yol açar.”
“Meme kanserinden iyileşme şansım yok
“Erkekler meme kanseri olmaz.”
“Mammografi ışınları kanser yapıyor.”
“40 yaş altında asla mammografi çekilmez.
Memedeki kitlenin ağrısı yoksa kanser değildir.
Eminim siz de birkaçını duymuşsunuzdur ya da doğru olduğunu düşünmüşsünüzdür.

Bir doktor yıllarca önce bana “Henüz yeterince farkında değilsiniz. Bir sokağın ortasında durup, ellerinizi açıp 360 derece dönseniz, işaret ettiğiniz 10 kadından ikisinde Meme sağlığı” ile ilgili problem var demişti. Gerçekten durum bu kadar vahim mi?
Dünya Sağlık Örgütü tüm dünya ülkelerini içerisine alan dünya istatistiklerini yayınlamaktadır. Bu verileri GLOBCAN adıyla bilim dünyasına sunmaktadır. GLOBOCAN 2012 verilerine göre Türkiye’de ve dünyada meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Gelişmiş ülkelerden daha az sıklıkta görülmesine rağmen, meme kanseri görülme sıklığı ülkemizde hızla artmaktadır. Bu artışın en önemli nedenleri: Kadınlarımızn yaşam tarzının değişmesi (uzun süreli doğum kontrol hapı ve menopozda hormon kullanmak, şişmanlama, hareketsizlik, doğurmama, 35 yaş sonrası doğum, emzirememek, erken adet görme, geç menopoz vs.) ortalama yaşam süresinin uzaması, mamografi çektiren kadın sayısının artması, mamografiye ve hekime ulaşmanın kolaylaşması olarak sıralanabilir.

Neden kadınlar düzenli kontrollere gitmiyor sizce?
Bunun en önemli nedenleri bilgisizlik, kanser korkusu, mamografiye bağlı komplikasyonlar (ağrı, radyasyon vs.), eğitimsizlik olarak görülmektedir.

Kitlelere hızla ulaşabilen Nesfit sizce edinilen başarı da etkili oldu değil mi?
Nesfit ile yaptığımız işbirliği oldukça başarılı bir şekilde devam ediyor. Nesfit’in, geçtiğimiz yıl Kontrol Sende kampanyası kapsamında ürettiği pembe kurdeleye destek ürünlerinin satışından derneğimize yaptığı katkı ile 10.000 kadına ulaşıldı. Bu yıl amacımız daha fazla kadının erken tanı ve tedavi şansını yakalaması. Aynı zamanda Nesfit’in yeni kampanyası ile Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar, fotoğraflarını #KontrolSende hashtag’iyle paylaşarak diğer kadınlara ilham oluyor ve kendilerini kontrol etmeye davet ediyor. Bu kampanya ile de erken teşhisin öneminin aktarılması için daha çok kadına ulaşılacağını düşünüyoruz.

Meme sağlığı ile stratejik ilk “5-kural”
20 yaşından itibaren her ay düzenli olarak kendi kendine elle meme muayenelerini yapsınlar.
20-40 yaş arası 3 yılda bir 40 yaşından sonra her yıl hekim kontrolüne gitsinler.
40 yaşından sonra tarama mamografilerini çektirsinler.
Kilo almamaya özen göstersinler.
Düzenli olarak haftada 5-7 saat spor yapmaları önemli.