Faydasıçok Holding’in kurucusu Hasan Faydasıçok’un üç gelini Gülay, Selcen ve Özlem Faydasıçok soyadlarına yakışır bir proje için kolları sıvamış. Konyalı Hasan Faydasıçok adına iki yıl önce kurdukları eğitim vakfı HAFEV’le genç kızların eğitimine odaklanan Faydasıçok’ların ilk projesi ise Sedefteki İnciler olmuş. Projenin amacı ise daha fazla kız öğrencinin mühendislik alanına yönelmesini sağlamak ve mühendisliğin erkek mesleği olduğu algısını yıkmak. Bunun için hem memleketleri Konya’da hem de Türkiye’nin çeşitli illerinde düzenledikleri organizasyonlarla liseli kızlara mühendislik mesleğini anlatmaya ve sevdirmeye çalışıyorlar. Üniversitede mühendislik eğitimi alanlara burs ve iş desteği veriyorlar. Selcen, Gülay ve Özlem Faydasıçok’un amacı Sedefteki İncileri bulup çıkarmak. Sonrasında ise ellerinden tutup hayata atılmalarına yardımcı olmak. Bunun kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu söyleyen aile üyeleri ile Sedefteki İnciler’in yolculuğunu konuştuk…

Sedefteki İnciler projesi nasıl doğdu?

Selcen Faydasıçok: Kurucumuz ve babamız Hasan Faydasıçok’un adını nesiller boyu yaşatabilmek için Hasan Faydasıçok Eğitim Vakfı’nı (HAFEV) kurduk. Eğitime olan inancımız nedeniyle de vakıf kanalıyla gençlere burs veren projeler geliştirmek istedik. Önceliğimiz ise kadınlar oldu. Bilindiği gibi Türkiye’de kadın istihdamı yüzde 30’lar düzeyinde. Bu nedenle kadınların toplumda, iş hayatında daha da güçlenmesi hedefine odaklandık. Bunu başarmanın yolu da kızları eğitmekten geçiyordu. Kadın istihdam oranı içinde mühendis kadınlarının sayısının çok az olduğunu biliyorduk. Önceliği mühendis kadınlara verdik.

Bunu tespit ettikten sonra nasıl bir çalışma başlattınız?

Gülay Faydasıçok: Hasçelik Holding ağır sanayi alanında çalıştığı için önce kendi şirketlerimize baktık. Şirketimizde sadece 6 kadın mühendis vardı.

Selcen Faydasıçok: Bunun üzerine araştırma yapmaya karar verdik. Maalesef bu konuda istatistik bile bulamadık. Mimar ve mühendis odalarının kayıtlarını inceledik. Maalesef her 5 mühendisten sadece 1’inin kadın olduğunu gördük…

Mühendis kızların sayısını artıracaklar

Sizce kadın mühendis sayısının az olmasının nedeni ne?

Gülay Faydasıçok: Bunun en önemli nedeni kızlarımızın mühendisliği meslek olarak seçmek istememesi. Öte yandan toplumdaki önyargılar ve mühendisliğin erkek mesleği olarak algılanması… Toplum kadınlara doktor ve öğretmen gibi meslekleri seçmelerini dayatıyor. Tabiî ki doktor da öğretmen de olsun ama mühendis de olsun. Kızların estetik anlayışının, detaycı düşünmelerinin ve çözüm odaklı olmalarının mühendislik eğitimiyle birleşince çok güzel projeler çıkacağına bütün kalbimizle inandık.

Selcen Faydasıçok: Bu sadece sektörün ya da Türkiye’nin değil dünyanın sorunu. Sedefteki İnciler bu şekilde doğdu ve daha doğarken iki aşamalı eğitim veren bir proje olarak şekillendi. Birinci aşamada lise düzeyinde olan öğrencilere meslek seçiminde mühendisliği düşündürtecek bir eğitimler veriyoruz. İkinci aşamada üniversitede mühendislik eğitimi alan kızlarımıza ulaşarak onlara hem maddi hem de manevi olarak destek oluyoruz…

Eğitimlere nerede başladınız?

Gülay Faydasıçok: Lise düzeyindeki eğitimlere ilk olarak Konya’da start verdik. Konyalı bir aile olarak orayla gönül bağımız var, işe oradan başladık. Dört okula gittik ve 750’den fazla öğrenciye ulaştık. Kızlarımıza idol olabilecek alanlarında başarılı mühendisleri de eğitime kattık. Bu çalışmamız çok büyük ilgi gördü. Eğitimlerin sonunda kızlarımızdan “Mühendisliği seçmeyi düşünüyordum ama iş bulabilir miyim kaygılarım vardı. Bana ilham verdiniz” gibi dönüşler aldık. Kısa sürede doğru yolda olduğumuz gördük. Ancak ne kadar doğru bir iş yaptığımızı bu yıl daha iyi anladık. Geçen yıl bu eğitimlerimize katılıp, kararını mühendislikten yana veren üç öğrencimiz üniversiteye başladıktan sonra bize burs için başvurdu. Bursiyerimiz oldular.

Bu sayede üç kişinin hayatı değişmiş… Bu nasıl bir duygu sizin için?

Gülay Faydasıçok: İnanılmaz bir duygu. Bir kelime, bir rol model ya da bir hikaye bir insanın hayatını değiştirebiliyor. Bunu görmenin verdiği mutluluk kelimelerle anlatılamaz.

Selcen Faydasıçok: Bu yıl da bu eğitimlere devam ediyoruz. Projemizi Konya dışına taşımaya karar verdik. İstanbul’da üç okula gittik. Önümüzdeki haftalarda İzmir ve Eskişehir’e gideceğiz.

Projenin ikinci ayağı olan üniversite öğrencilerine ne tür destekler veriyorsunuz?

Gülay Faydasıçok: Bursiyerlerimize aylık 450 TL ödeme yapıyoruz. Sadece maddi destek veren bir vakıf değiliz. Öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak desteklerimiz var. Bunlardan biri mentor-mentee eğitimleri. Konferanslar düzenliyoruz. Bu konferanslara mühendisliğin farklı alanlarında başarılı kadınları davet ederek, onlara ilham kaynağı olmalarını sağlıyoruz. Konferans sonrasında birebir görüşme imkanı yaratıyoruz. Geçen yıl Sabancı Üniversitesi’yle birlikte HAFEV Akademi’yi kurduk. Kızlarımız kişisel gelişim eğitimi aldı bu sayede. Gebze Teknik Üniversitesi’nin “Gelişimi Yönet Geleceği İnşa Et” adlı girişimcilik zirvesine katıldık. Bu etkinliklere Anadolu’daki kızlarımızdan çok talep geliyor. Onların katılımıyla ilgili konaklama, ağırlama gibi tüm giderleri üstleniyoruz. Ayrıca holding şirketlerimizin personel için yapılan etkinliklere öğrencilerin katılmalarını teşvik ediyoruz.

Kaç bursiyeriniz var?

Selcen Faydasıçok: 80. Bu yıl Vodafone 40. İstanbul Maratonu’na tüm ekibimiz, Sedefteki İnciler için katıldı. Hem holdingden hem de dışarıdan bizi destekleyenler oldu. 40 bin 500 lira topladık. Bursiyer alımını kapatmıştık ama bu sayede iki kişi daha ekleme imkanımız oldu olduk. Gerçekten çok mutlu olduk.

“İlişkilerimiz kuvvetlendi”

Sedefteki İnciler sizin hayatınızı nasıl değiştirdi?

Gülay Faydasıçok: Evet, biz bu projeyle kızlarımızın hayatına dokunduk, değiştirdik. Ama bu projeye başladıktan sonra bizler de olumlu yönde değiştik diyebilirim. Aile ve çocuklarımızla iletişimimizde zaten duyarlı davranıyorduk. Ama başka başka hayatların da olduğunu, düşünemeyeceğiniz kadar ihtiyacı olan, destek almaya muhtaç gençler olduğunu gördük. Bir köşede oturup kalmamak gerektiğini öğrendik.

Kızların eğitimi konusunda yaptığınız iş örnek alınacak türden. Ama ailenin üç gelini olarak ortak bir proje yürütme konusunda da örnek gösterilebilirsiniz…

Selcen Faydasıçok: Gerçekten de bu proje sayesinde birbirimizle eskisinden daha sık görüşüyoruz. Aile ilişkilerimiz daha da kuvvetlendi. Bize en büyük getirisi bu oldu. Arada bir fayda üretmek olduğu için birbirimize kenetlenerek çalışıyoruz. Bugüne kadar aramızda herhangi bir anlaşmazlık olmadı. Üçümüzün ortak çocuğu oldu Sedefteki İnciler. Birbirimizi destekleyerek çalışıyoruz.