Yarın, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü… Menopozun, kadınların iş ve toplum yaşamını zorladığı bir gerçek. Dünya ve Türkiye gündeminde, bu sürecin özellikle iş dünyasında varlık gösteren kadınlar tarafından nasıl kolaylıkla atlatılabileceğine dair bilgiler ve erken menopoz önlemleri, farkındalık çalışmaları kapsamında ele alınacak.

Opr. Dr. Evrim Aksoy

Menopoza girme yaşının hayli gerilere düştüğü günümüz iş dünyasında kadınlar, menopozla birlikte gelen fiziksel ve psikolojik engellerle baş etmek zorunda kalıyor. Stresli ve yoğun iş ortamlarının tetiklediği bu erken fiziksel ve psikolojik sendrom, doğal işleyişte 50’li yaşlarda görülürken, bugün 30’lu yaşlara kadar indi. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Evrim Aksoy, “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” kapsamında kadınların menopoz konusunda dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Menopozda 40 yaş öncesi erken; 55 yaş sonrası geç

Adet kanamalarının 40 yaş öncesinde kesilmesi, erken menopoz olarak tanımlanır. Yumurtalıkların fonksiyonlarını sürdüremediği bu durum nadir olarak görülür ve erken tedavisi oldukça önemlidir. Çünkü erken menopoz kemik erimesi problemini erken yaşlarda beraberinde getirirken, geri dönüşü zor olan kemik zayıflıklarına da sebep olur. Adet kanamalarının kesilmesi problemine, bazen de aşırı stres, yoğun egzersiz programı, hızlı kilo kaybı, kürtaj gibi cerrahi müdahaleler sebep olabilir. Geç menopoz ise erken menopozun aksine, 54 yaşını geçmiş bir kadında adet kanamalarının halen devam etmesi durumuna verilen isimdir. Geç menopozun sebebi ailesel veya şeker hastalığına bağlı olabilir. Geç menopoza giren kadınlarda meme ve rahim kanseri görülme riski ise daha fazladır. Menopoz belirtilerine gelince; ateş basması, vajinal kuruluk, uykusuzluk, duygusal ve fiziksel değişiklikler…

Östrojenin azalması sağlığı olumsuz etkiliyor

Menopoz dönemiyle birlikte azalmaya başlayan östrojen, kadınların hem fiziksel hem duygusal hallerine etki eden bir hormondur. Göğüslerin, kemiklerin, kalbin, santral sinir sisteminin, cildin, saçların ve üreme organlarının üzerinde doğrudan bir etkisi bulunur. Östrojen miktarındaki azalma; pelvik bölgesinde bulunan bağları zayıflatır, kemik kaybına neden olur, ciltte kırışıklıklara yol açar. Rahimde, yumurtalıklarda, rahim ve rahim ağzında küçülmeler meydana gelir. Vajina boyunu kısaltır, kas tonusunu azaltır ve vajina duvarında bulunan dokuları inceltir. Metabolizma da bu süreçte yavaşlar. Saçlarda, kol ve bacaklarda, genital bölgelerde tüyler azalır. Yüzde ise; çene, yanak ve bıyık bölgesindeki tüylenmeler artar.

Menopoz döneminde kalp sağlığına dikkat

Östrojenin, kadınları kalp hastalıklarına karşı koruma özelliği vardır. Menopoz döneminde östrojen miktarındaki azalma istemik kalp hastalıklarını da beraberinde getirir. Menopoza girilmesiyle beraber ailesinde kalp hastalığı yaygın olan, menopoz öncesinde yüksek tansiyon problemi yaşayan, çok fazla yağlı besin tüketen ve kilo fazlalığı olan, sigara içen ve çok fazla strese maruz kalan kadınlarda kalp hastalıkları daha çok görülür. Bu süreçte kalp hastalıklarının görülme riskini azaltmak için dengeli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, kan basıncını kontrol altında tutmak, hormon replesman tedavisi uygulamak, diyabet için düzenli kontrolleri yaptırmak oldukça önemlidir. Menopoz sonrası dönemde östrojen tedavisi, kandaki yağ miktarını olumlu yönde etkileyerek kalp krizi riskinde yüzde 40 azalma sağlar. Buna ek olarak her gün 50 mg. beta karoten ve selenyum alınması da faydalı olacaktır.